1-Kod Adı Alfred

Onu ilk gördüğümde üzerinde mavi bir gömlek vardı.

Sarı ve mavi.. Birbirine en çok yakışan iki renk. Kalbimi en çok kıran iki renk. Evet O sarışın. Beyaz atlı prens hayalimdeki tipin tamamaen dışında bir fizyolojisi var. "Ben sarışın sevmem. Iyy uzun boylu olmasın yaa.. Kesinlikle esmer ve kirli sakallı olmalı" diye düşüntükten 2 ay sonra uzun boylu,sarışın ve sakalsız bir hayatım oldu. Zaten o benim "asla"mdı.

Sanalda konuştuğunuz birinin kim olduğunu bilmemek çok dikkatsizce.Onunla ilgili bir çok şeyden eminim ama önce hangi yönüne aşık oldum bunu hiçbir zaman bilmeyeceğim. O güne dönersek.. Verdiğim ilk tepki "Ha? Bu muymuş meşhur Alfred " olmuştu. Bana gereksizce kızıp "aslında sana değildi kızgınlığım. neyse." içerikli bir mesajla bitirmişti her şeyi, başlamadan. Belki de her şey o zaman başlamıştı bilmiyorum.

Hayatımızı değiştirecek insanla karşılaşıyor,konuşuyor ve hatta kavga ediyor olmamıza rağmen hiç birşeyin farkında olmamak çok trajikomik. 2 ayı böyle kaybettik biz. Başka insanları severek,özleyerek..

Ben saplantılı ve hayalperest biriyim. Hayllerimi gerçekleşmeyeceğini bilerek kurarım.Doğum günümde birşeyler yaşamakta hayallerimden biriydi. Belkide bana attığı doğum günü mesajıyla girdim o dönülmez yola. Bir insanla 3 ay boyunca her gün konuşursanız ona bağlanırsanız farkında olmadan. Eğer farkederseniz durun. Bu yol 1 damla mutluluk için litrelerce kezzap içmekle aynı şeyi hissettiriyor.

Egoist insanlardan nefret ederim en çok onlar kırar çünkü. Onları mutlu ettiğiniz kadar varsınızdır.Hoş ben o mutlu olsun diye kendi mutluluğumu feda edebilirdim. Bunu yapacak gücü kendimde hala görüyorum. Hatta bunları yazma nedenlerimden biri de yine onu mutlu etmek tabi mutlu olacağına şüpheliyim. Deşifre olmaktan hoşlanmaz O. Onun sarsılmaması gereken popülaritesi var. Benimse..

İlk yüzyüze konuşmamaız  okulun sıradan merdivenlerinde sıradan bir okulun ilk gününde gerçekleşti. Bir poşete doldurduğum çikolataları en cici halimi takınarak verdim. Yüzündeki hayret ifadesi hala aklımda. Tabi her şey plandığınız gibi gitmez. "Noluyor orda? Deniz ne bu çikolata hayırdır?" sesini duymak ve hayatımın en boktan cümlesini kurmak.. "Ah.. Şey hocam.. Alfred benim hayalimdeki abi modelinin tam karşılığı da. Onu konuşuyorduk" Bazen hissettiklerimizi şekil değiştirerek söylüyoruz çevrenin etkisiyle. Ve bu hayatımızı alt üst edebiliyor. Nitekim ben Onu abim olarak görmüyordum. Hoş yüzlerce şey söyledim neden aklında kalan,benimsediği abi kısmı olmuş? Yine de her şeyin ilacı olan zamana bunu düzeltmeme izin verdiği için minnettarım.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !